ben beklerim de zaman beklemez ki beni Temmuz 2, 2008
hiç hazzetmedim, hazzedemedim şu doğum günü actionlarından aslında. pasta, mum, hediye… İnsan mutlu olsun yeter… büyüdük bizde işte bir yaş daha. yolun başında gibi hissediyorum kendimi. yaş 21, sonra 22, sonra belkide 23.. 64, 65 belki… yaşarmıyım bilmem. zaman beklemiyor bizi. elimizde bir avuç hayal, rüya, her neyse ondan yani. Gerçekleştiremedikçe yanmak gibi, farketmeden yanık nargileyi ciğerlere çekmek gibi, boğazına kül oturması gibi. ah ben, gencecik hayalleri olan ona kimseye dokundurmayan, korkan, tırsan, yavaş ilerleyip sağlam basmaya çalışan ama hep düşen, ayağına taşlar takılan ben…
büyümekten öylesine korkuyorum ki, baş ağrılarımın artmasından öyle korkuyorum ki, ne zaman bitcek bunca korku, bir ilacı var mı, yok biliyorum…
gitsem evime şimdi, yapsam bir kahve, alsam elime kitabımı, çalsa o müzik kulağımda, birde telefonum çalsa daha ne isteyim ki ben? İstediğim gibi başlamadı bu yazı, istediğim gibi de bitmiyor zaten.Sakladıklarım kaybolduğunda ve herşey eskisine döneceğinin hayalini kurabildiğimde zaman bitmemiş olursa eğer hamd edip rabbime -ki şükürler olsun bugünüme- istediğim gibi yeniden başlayacam…







